Lacanian theory - Lakanyen kuram
algılama ve anlamayı, gerçeğin üç kaydı (three registers of human reality) ile açıklayan bu kuram klasik psikoanalitik kuram; bilinçdışı; ve dilbilimci Ferdinand de Saussure (1857-1913)’in yapısal dilbilim kuramı doğrultusunda geliştirilmiştir. Kuram yapılandırılmış bir psikanaliz niteliğindedir. Egonun psişik bir öznellik olarak ele alındığı kurama göre, algılama ve anlama, psişik öznelliğin şu üç kaydı ile gerçekleşir. 1. imgesel olan (the imaginary). Kuramın geliştirilme sürecindeki (1926-1953) ilk psişik öznellik boyutu olup bağdaşık (coherent) nitelikteki imgeleri içerir. İmgeler kurgusal (fictional) ve sanal yanılsamalardır; ancak bunlar konuşan psişik varlıkların “olmazsa olmaz”ıdır. Egonun AYNA DÖNEMİ’ndeki oluşumu imgesel boyut üzerinden sağlanır. Yenidoğanın baştaki deneyimleri kopuk, düzensiz, zamansız duyumlardan oluşur. Altı ay civarındaki bebek aynada kendi imgesini tam ve bütün olarak gördüğünde AYNALAMA süreci gerçekleşmeye başlar. Kopuk haldeki duyumlar aynadaki imge sayesinde bütünlenir, imge etrafında düzenlenir ve, böylece, egonun ilk özü oluşur. İmge dışarıdan geldiği için, kayıt türü, imgeseldir. Diğer yandan, bu oluşumda somut olan sadece aynadan yansıyan değildir. ÖTEKİ’nden (yani anneden) yansıyan da rol oynar. Böylece, dıştaki nesnelerin yani başkalarının bakış açılarının yansımalarından psişik öznelliğin imgesel boyutu oluşur. Bu özellikleriyle, imgesel olan, klasik psikoanalitik kuramdaki ego ile ilişkilendirilebilir. İmgesel olan yaşam boyunca algılama, anlama ve düşünmede kullanılır. 2. simgesel olan (the symbolic). Kuramın geliştirilme sürecindeki (1953-1963) ikinci psişik öznellik boyutudur. Dilin başlamasıyla birlikte imgesel olanlar dil, yani simgelerle ifade edilmeye başlanır. Simgeler yaşantıyı şekillendiren toplumsal yasalar etrafında düzenlenir. Algı ve fikirler kültür, dilsel simge ve işaretlerde kaydedilir, iletişim ve sosyal ilişkiler bu temelde kurulur. Ego oluşumundaki öncelikli kayıt da simgesel olandır. Yapısal dilbilime göre, simgesel kayıtta bir yapı vardır. Kuramın yapılandırılmış psikanaliz doğası, dil gibi bilinçdışının da yapılandırılmış olduğunu öngörür. Bu durumda, bilinçdışı, klasik psikoanalitik kuramda öne sürüldüğü gibi, id ve içgüdülerin hakim olduğu bir psişik alan değildir. Bilinçdışı birbirine birçok şekilde bağlanmış fikirsel temsillerden oluşan labirentsi ve girift bir ağdır ve bu ağ, kişinin kontrolü altındadır. Bu özellikleriyle, simgesel olan, psikoanalitik kuramdaki süperego ile ilişkilendirilebilir. 3. gerçek/hakikat olan (the real). Kuramın geliştirilme sürecinin büyük bölümü boyunca oluşturulmuştur (1950 ve 1960’lı yıllar arasında). Üçüncü psişik öznellik boyutudur. Gerçek dünya, gerçekte algılanamaz olandır. Gerçek, dilin kısıtlayıcılığı, zihin modelleri ve kültürel kodlardan önce de vardır; gerçeğe en fazla ayna-öncesi ve simge-öncesi olan yenidoğan yaklaşır. Bu özellikleriyle, gerçek olan klasik psikoanalitik kuramdaki id ile ilişkilendirilebilir. Yetişkinler, gerçeğe, imgesel olan ve simgesel olanları kullanarak yaklaşmaya çalışır. Ancak gerçekte mutlak bir tamlık vardır; o, yokluk, zıtlık, boşluk, yarık ve olumsuzluklardan aridir (free). Bizler gerçeğin orada olduğunu biliriz ama görebildiğimiz, onun süzgeçlenmiş (filtering) halidir. Bu yokluk ve eksiklik hali, onu tamamlamaya iten bir güdüsel güç olarak işlevde bulunur. Sağlıklı bir psişede imgesel, simgesel ve gerçek dinamik bir denge içindedir. [Geliştiren/aktaran: “Fransız Freud” olarak adlandırılan psikanalist Jacques Marie Émile Lacan (1901-1981)] bakınız: aynalama , ayna dönemi karşılaştırınız: imge, imgelem, psikanaliz, öz-psikolojisi , kapsama kuramı
atıf için
Karakaş, S. (2017). Prof. Dr. Sirel Karakaş Psikoloji Sözlüğü:
Bilgisayar Programı ve Veritabanı - www.psikolojisozlugu.com (sürüm: 5.2.0/2022)